Matah, heykellerin canlandığı bir yaşam alanıdır. Dijital eskizlerden doğup somut bir forma kavuşan bu dünya, sabır, tekrarlama ve dönüşüm yoluyla şekillenmiştir.
Merkezinde ise Unholder — ilk figür, basit ama derin anlamlı. İlk bakışta neşeli görünen bu figür, aslında kırılganlığın bir aynası olduğunu ortaya çıkardı ve bu nedenle bu yolculuğun değişmez yoldaşı olmaya devam ediyor.
Matah’ taki her parça, bir döngü içinde şekillenir: yaratılır, parçalanır, yeniden şekillendirilir; ta ki tamamlanmanın o huzurlu anına ulaşana kadar. Bunlar, heykellerin ruhunu taşıyan sanat oyuncaklarıdır — neşe, umutsuzluk, endişe ve bunların arasındaki her şeyin parçalarını barındırırlar. Cevap olarak değil, varoluş olarak.
Matah mükemmelliği önemsemez. Tek önemsediği şey bağ kurmaktır. Figürlerin nesnelerden daha fazlası olduğu ve kendilerini bu figürlerin içinde görenlerin tutunacak bir şey bulabildiği bir yer.