Beraber ne yapabiliriz?
Bir projenin daha fikir aşamasındayken sağlam kurulmasının, ortaya çıkacak sonucu çok etkilediğine inanıyorum. Ben de bu aşamadan itibaren dahil olabilirsem projeye en fazla katkıyı sağlayabiliyorum.
Aklınızda sizi heyecanlandıran bir fikir varsa ama bunun tam olarak neye dönüşeceği, nasıl yapılacağı ya da nereden başlanacağı henüz belli değilse, daha fikir aşamasında olan bir projenin üzerinde beraber çalışarak onu en iyi şekilde hayata geçirebiliriz.
Ortaya çıkacak şeyin baştan belli olması gerekmiyor. Bir obje, ürün, marka için yapılacak özel bir çalışma ya da fiziksel bir deneyim olabilir. Hatta şu anda adını koyamadığımız bambaşka bir şeye de dönüşebilir.
Zaten bence işin en keyifli kısmı biraz da orası.
Önce ne yapmak istediğinizi konuşmak isterim. Benim gerçekten faydalı olabileceğimi düşündüğüm bir projeyse beraber neler yapabileceğimize bakarız. Bildiğim ve değer katabileceğim alanın dışındaysa bunu açıkça söylerim. Eğer yardımcı olabileceğini düşündüğüm biri varsa sizi ona yönlendirmekten de memnuniyet duyarım.
Bugüne kadar neler yaptım?
Bugüne kadar yaptığım tüm işleri burada sıralamıyorum. Aşağıdakiler, son dönemden hem nasıl çalıştığımı hem de üzerinde çalıştığım konuların çeşitliliğini gösterebilecek birkaç örnek.
Matah: Art Toys
Nereden çıktı?
Resimlerimde ve kafamda olan bazı fikirlerin yalnızca iki boyutta kalmasını istemedim. Onları fiziksel objeler olarak görmek istedim.
Ne yaptım?
Kendi art toy ve heykellerimi tasarlamaya, 3D modellemeye, basmaya, farklı malzeme ve üretim yöntemleri denemeye başladım.
Neye dönüştü?
Bugüne kadar 90’ın üzerinde farklı art toy tasarladım, 40’tan fazlasını fiziksel olarak ürettim; bazıları satışa hazır işlere, bazıları prototiplere dönüştü.
ZOID Hop & Balance
Nereden çıktı?
BMX sürerken kendi antrenmanımda ihtiyaç duyduğum ekipmanların ya olmaması ya da benim istediğim şekilde çalışmaması.
Ne yaptım?
Manual çalışmak için bir denge ekipmanı ve bunny-hop / ollie çalışmak için yüksekliği değiştirilebilen, darbe aldığında güvenli şekilde dağılan modüler bir engel tasarladım ve prototipledim.
Neye dönüştü?
Ürünler tamamlandığında, Türkiye’nin tek BMX markası BMXTR ile ürünlerin kendi markaları altında satılması için anlaştık.
Pigtail
Nereden çıktı?
Resim yaparken elimdeki boyalarla istediğim rengi nasıl karıştırabileceğimi daha kolay bulabileceğim bir araç istedim.
Ne yaptım?
Kendi ihtiyacımı çözmek için Pigtail’i tasarlayıp geliştirdim.
Neye dönüştü?
Bugün kullanılabilen bağımsız bir dijital ürüne.
thePlace
Nereden çıktı?
Bir sanat eserinin daha kendisiyle gerçekten karşılaşılmadan; sanatçının ismi, geçmişi, galerisi, fiyatı veya çevresindeki diğer bilgiler üzerinden değerlendirilmesinin yarattığı problemi düşünmeye başladım. Hem Türkiye’de hem de global sanat piyasasında gatekeeping sebebiyle ne kadar çok değerli eserden mahrum kaldığımızı fark edip, bunun nasıl aşılabileceğine kafa yordum.
Ne yaptım?
İlk karşılaşmanın sadece eserle ilgili olduğu ve diğer tüm detayların ancak eser konuştuktan sonra devreye girdiği bir sistem tasarladım.
Neye dönüştü?
Sanatçıların işlerini daha adil bir ilk karşılaşmayla izleyici, koleksiyoner, küratör ve galericilerin karşısına çıkarabilmesini amaçlayan thePlace platformuna.
Kutuda Sanat Var
Nereden çıktı?
Herkesin sanat üretmesi için gerekli zemini oluşturmak ve sanatçıları insanların hayatına daha doğal ve erişilebilir bir şekilde sokmanın farklı bir yolunu bulma düşüncesinden.
Ne yaptım?
Türkiye’de ilk olan aylık sanat üretimi abonelik modelini kurdum. 30’dan fazla sanatçıyla eserlerini daha ulaşılabilir formatlarda sunmak üzere çalıştım.
Neye dönüştü?
2016–2023 yılları arasında yürüttüğüm ve Ekonomist dergisi tarafından Türkiye’nin en değerli 16 girişiminden biri seçilen Kutuda Sanat Var’a.
TATA — Turkish Art Toy Archive
Nereden çıktı?
Türkiye’de üretilmiş art toy’ların ve bunları üreten sanatçıların bir arada görülebileceği, geçmişten bugüne bu alanı belgeleyen bağımsız bir kaynak olmadığını fark ettim.
Ne yaptım?
Türkiye’deki art toy üretimini ve sanatçılarını araştırmaya, bulduklarımı düzenli bir sistem içinde belgelemeye ve herkesin ulaşabileceği bir arşiv oluşturmaya başladım.
Neye dönüştü?
Türk sanatçılar tarafından üretilen art toy’ları bir araya getiren, bağımsız ve kâr amacı gütmeyen Turkish Art Toy Archive’a.
Lo Park du Salyo
Nereden çıktı?
Stüdyomun hemen dışında yaşayan salyangozların küçük bir skatepark’ı olsa komik olur diye düşündüm.
Ne yaptım?
Küçük bir skatepark tasarladım, 3D bastım ve dışarıya yerleştirdim.
Neye dönüştü?
Salyangozların kendi skatepark’ına. Instagram hesapları bile var.
Tüm bu projeler birbirinden bağımsız ve farklı zeminlerde, fakat ortak noktaları basit:
Aklımda bir fikir oluştu ve bu fikrin nasıl hayata geçebileceğini adım adım çözmeye çalıştım.
Bunlar sizin projenizde neye dönüşebilir?
Bunun tek bir cevabı yok.
Bu bazen elinizdeki bir karakteri fiziksel bir ürüne dönüştürmek olabilir; bazen de bir marka için daha önce yapılmamış bir şey düşünmek.
Bunlar yalnızca örnek. Projenin başta bunlardan birine benzemesi gerekmiyor. Zaten ilk konuşmanın önemli bir kısmı da fikrin neye dönüşebileceğini beraber anlamak.
Projeye göre fikir geliştirme, yaratıcı yön belirleme, AI ile farklı olasılıkları araştırma, çizim, görsel geliştirme, 3D tasarım, prototipleme, malzeme seçimi veya üretim yönteminin çözülmesi gibi farklı aşamalarda katkıda bulunabilirim.
Bazen bunların yalnızca biri gerekir, bazen birkaçını beraber yapmak gerekir.
Burada önemli olan, projeye benim nerede gerçek değer katabileceğimi bulmak ve yalnızca orada dahil olmak.
Başlangıçta yalnızca basit bir cümleden ibaret olan bir fikrin, sonunda nasıl hayata geçeceği belli, somut bir projeye dönüşmesini görmek istiyorum.
Nasıl çalışırız?
Önce tanışmamız lazım, yüz yüze ya da online.
Bana fikrinizi anlatırsınız, ben de bol bol soru sorarım. Ne yapmak istediğinizi, neden yapmak istediğinizi ve projenin şu anda nerede olduğunu beraber anlamaya çalışırız.
Benim projeye gerçekten katkıda bulunabileceğimi düşünüyorsak, beraber ne yapacağımızı ve benim nerede dahil olacağımı netleştiririz.
Projelerle başlangıcı ve bitişi belli olacak şekilde çalışmayı tercih ediyorum. Bir proje tamamlandıktan sonra yeni projeler çıktığında yine beraber çalışmaktan keyif alırım.
Aynı anda, her projenin hakkını tam verebilmek için, sınırlı sayıda proje kabul ediyorum. Bu yüzden beraber çalışmaya karar vermeden önce hem projenin bana uygun olup olmadığına hem de o dönemki takvimime bakıyorum.
Fiyatlandırma nasıl oluyor?
Her proje farklı olduğu için burada standart bir fiyat listesi vermem doğru olmaz.
İlk konuşmada ne yapmak istediğinizi, benim projede nerede ve ne kadar dahil olmam gerektiğini beraber netleştiririz. Bu ilk görüşme sadece tanışmak ve projeyi anlamak için; ücretli bir danışmanlık görüşmesi değil.
Sonrasında işin kapsamını, süresini ve fiyatını çalışmaya başlamadan önce açıkça belirlerim.
Bazen yalnızca fikir ve konsept geliştirme aşamasında beraber çalışmamız yeterli olabilir. Bazen 3D tasarım, prototipleme veya üretim yönteminin çözülmesine kadar ilerlemek gerekebilir.
Dolayısıyla fiyat, projenin büyüklüğünden çok benden ne kadar ve ne tür bir katkıya ihtiyaç olduğuna göre değişir.
Beraber çalışmaya karar verirsek, proje başlangıcında toplam bedelin yarısını, benim katkıda bulunacağım kısım tamamlandığında da kalan yarısını alıyorum.
Böylece daha başlamadan kapsam, bütçe ve iki tarafın sorumlulukları konusunda aynı noktada olduğumuzdan emin oluyoruz.
Aklınızda bir şey mi var?
Sizin de aklınızdan bu cümle geçiyorsa:
“Şöyle bir şey hayal ettik ve bunu mümkün olan en iyi şekilde hayata geçirmek istiyoruz.”
Konuşalım.